22:00 – cnbc-e: ZEN
Burada dizilerden bahsetmiyorum (belki de bahsetmeliyim, gerçi sanki düzenli yazıyorum, ya da sanki okuyanı var), ama Zen’e dizi demek de tam doğru olmayabilir, televizyon filmi ile dizinin kesiştiği bir noktada. Sadece 3 tane çekilmiş, uzun bölümler (yaklaşık 90′ar dakikalık). Ve bence gayet başarılı. Hatta şöyle diyeyim, Zen’den istediğim kadar çok çekilseydi sürekli yaşayacak bir sebebim olurdu, ve sürekli izleseydim dayanamaz, Roma’ya taşınırdım.
Aurelio Zen bir polis dedektifi. Bürokrasinin hakim olduğu, iç çekişmelerin, dedikoduların yaşandığı bir polis merkezi. Politik çekişmeler soruşturmalara damgasını vuruyor. Üzerinde çalıştığı davaları çözmesi değil, o anki hükümetin işine gelecek şekilde çözmesi isteniyor. Aynı anda da yeni sekreter, nasıl diyelim, fazla İtalyan (Sophia Loren ne kadar İtalyansa aynen öyle).
Diziyi hoş yapanların başında arka fondaki Roma sokakları ve Rufus Sewell geliyor. Rufus S., Dark City’nin ve birçok filmin-dizinin, etkileyici sesli sempatik adamı. Ne yapsa izlenir.
90′, BBC, 2011. Dizinin başlangıcı.

