26 Nisan Perş.

22:00 – cnbc-e: Radyo Günleri

Bazı filmleri baştan özel olarak bilir, öyle damgalarsınız. Sadece özel değil, iyidirler de. O damga hep kalır, sonra da hiç bunu sorgulama gereği bile duymazsınız. imdb’de kaç puan almış, metascore ne demiş, hiç ilgilenmezsiniz.

Radyo Günleri, benim için özel olmasının yanında, sanırım film aleminin içinde de öyle bilinmiş filmlerden. Çok kişisel ve sıcakkanlı bir anlatım, şeker bir hikaye.

Woody Allen’ın ünlü olduğu bir tarz var. Yolu genç güzel bir kızla kesişir ve gönülsüz bir şekilde bir maceraya atılır. ‘Aman tanrım, antidepresanlarım bile yanımda değil.’ ‘Bari terapistimi arayabilseydim, gitmediğim seansların parasını alıyor.’ ‘Adaya geldik, sen güneş kremim yanımda değil diyorsun, bana yanıma alacağım 3 şeyi soran bile olmadı.’

Ya da zaten genç ve güzel bir kadınla evlidir. Ama arkadaş-aile çevresindeki birilerinin evliliği çatırdamaktadır. Onlara ilişki tavsiyeleri verip sıyrılmalarını sağlamaya çalışırken olayların ortasında kalır.

Radyo Günleri hiç öyle değil. (Geçen hafta haber vermeyi unuttuğum ve bu yüzden hala vicdan azabı çektiğim) Zelig gibi ayrı bir anlatım, farklı bir deneyim. Zaten bence Woody Allen’ı Woody Allen yapan da hep aynı filmlerde başarılı olması değil, böyle farklı ama yine hoş şeyler yaratması.

Televizyon öncesi dönem. II. dünya savaşının az öncesi ve savaş sırası. Radyonun yıldızları var, radyo tiyatroları, caz şarkıcıları. Gece kulüpleri, askerlere meraklı genç kızlar, ipek çoraplar, evde onları uyaran otoriter babalar, ve bir çatı altında büyük aileler. Küçük çocukların büyükleri seyrettiği, küçükleri pek kimsenin seyretmediği, gözlerden uzak yaramazlıklara karıştığı günler (oğlan çocukları akşam çıkarken ablalarının, teyzelerinin yanına verilir, göz kulak olsunlar diye, şimdiki gibi oğlanlara göz kulak olunmaz). Herkesin ailesi, herkesin aynı yaşadığı günler.

Çekildiği dönem, W.Allen’ın tam uzun dönem eşlikçisi Diane Keaton’dan Mia Farrow’a atladığı dönem olmalı, çünkü filmde ikisi de oynuyor, Mia Farrow başrolde, diğeri küçük bir rolde. Zaten filmde çok sayıda yan yıldız var, radyo sanatçısı olarak, Mercedes Ruehl, Jeff Daniels, William H. Macy birkaçı. ‘Esas’ oyunculardan biri de Dianne West.

Filmin, İzmir Sineması’ndan yürüttüğüm afişi de yatağımın altındaki rulolardan birinde olmalı.

88′, Holivut, ’87. Fragman.

Reklamlar

3 Yanıt to “26 Nisan Perş.”

  1. özden Says:

    öbür tarafta insan bu yaşta şunları, bunları yapabilmeli yazmışsın ya yine şanslısın…bu yaşta (ki baya ileri bir yaş) insan akşam tv’de istediği filmi gönül rahatlığı ile seyredebilmeli. hep “ertesi gün sınav var” benzeri bir stresle, iç sıkıntısı ile yaşamak bu yaşta ne kadar zor. anlarsın herhalde ne demek istediğimi:)

  2. Simon Templar Says:

    sınav senin gireceğin bir sınav değil, di mi? o zaman ama rahatlamak senin elinde olmalı. hayat böyle birşey çünkü, sıkıntı yaratabilecek envai şey dolu. onlara amaan, neler çektim, bunda herşey kötü gitse ne olur ki diye yaklaşmak lazım (streslenmemek için). iç sıkıntısını doğuracak başka, bambaşka şeyler olmalı insanın hayatında. 2 gün sonra yapacağın sınav yetmez:)

  3. Simon Templar Says:

    en olmadı, izlemeye başla bu filmi. göreceksin bak, sıkıntı mıkıntı uçacak, 40’ların müzik ezgilerine karışıp gidecek.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: