Archive for the ‘Suç’ Category

28 Haz. Perş.

Haziran 28, 2012

22:00 – cnbc-e: Kiss Kiss Bang Bang

Bu kanallar çok mu parasız, batmak üzere mi, yoksa pintiliklerini farketmediğimiz için gerek mi duymuyorlar? Bu filmi 2-3 yıl önce izlemiştim, yine cnbc-e’de, o zamandan beri 3. veya 4. oynayışı.

Gayet eğlenceli, hem eğlenceli hem de gizemli bir film. Koşuşturmacalı bir cinayet araştırması, modern -biraz açık- bir kara film. Zamanında Humphrey Bogart’ın bir ucundan diğer ucuna katettiği şehri şimdi Robert Downey Jr. katediyor, ve onun yediği dayaklar gibi fiziksel yaralar alıyor, ama daha fazlası (parmağı kopuyor). Ona Val Kilmer eşlik ediyor (Val Kilmer: Brad Pitt’e parası yetmeyen yapımcıların bulduğu alternatif).

Kiss Kiss Bang Bang, 60’larda Bond filmleri için kullanılan bir ifade imiş. Efsanevi sinema eleştirmeni Pauline Kael’in bir kitabının da ismiymiş.

Robert Downey Jr.’ı sevmiyorsanız bu filmde seversiniz. Filmdeki kızla da iyi anlaşmışlar.


Bu her zaman büyük bir dilemma olmuştur. O örümceği almalı mısınız, almamalı mısınız?

103′, Holivut, ’05. Fragman.

Reklamlar

27 Ocak Cuma

Ocak 27, 2012

22:00 – cnbc-e: I’ll Sleep When I’m Dead

Bu film, burada yayınlananlar içinde imdb puanı en düşük film olabilir (5.9). Ama onlardan geri kalan bir yanı yok. Hatta sırf bundan dolayı bile diyebilirim ki bazı filmlere ön çekiciliğiyle değil de bir adım daha içten bakmalı. Bu film 30’ların-40’ların noir’larının güncel versiyonu. Sürekli bir gizem-bilinmezlik ve merak içeriyor. Karizmatik Clive Owen’ın sakin ama sert sesinin de etkisiyle. Bir parça da +18 ‘grafik’ anlatılar da mevcut.

Clive Owen, Londra’nın en ünlü mafyöz abilerinden biriyken çeker gider. Kimsenin nerede olduğuyla ilgili bir fikri yoktur. Şehirde küçük işler çeviren kardeşi öldürülünce kendisine ulaşmaya çalışılır.

Sinemada en önemli şeylerden biri, sizi içine alacak bir film atmosferi kurmaksa bu film çok başarılı. İstediğiniz sempatik, canayakın bir filmse ı-ıh, bu o değil.

Yönetmen Mike Hodges, Michael Caine’i meşhur eden Get Carter’ın, garip bilimkurgu-çizgi roman uyarlaması Flash Gordon’un, çocukluğumuzun ilginç olağanüstü olaylar dizisi Otostopçu’nun ve yine Clive Owen’lı, bu filmi de andıran bir havaya sahip olan Croupier’nin yönetmeni. Charlotte Rampling ve Jonathan Rhys Myers da oynuyor filmde.

102′, Britiş, ’03. Fragman. Filmin ismi de Things to Do in Denver when You’re Dead’i fena halde çağrıştırıyor.

2 Ekim Cmt.

Ekim 2, 2010

21:15 – tv8: Infernal Affairs

Evet, daha çok yakınlarda cnbc-e’de oynayan, Departed’ın herbişeyini yürüttüğü Infernal Affairs. İlginç ki bu sefer de bu kanalda. Dublajdır burada ve (Departed’da J.Nicholson’ın oynadığı) Sam karakterini kendi sesinden dinlememek yazık olur. Ama görmediyseniz ve buna yanıyorsanız belki denenebilir.

Önceki tanıtım.

2 Eyl. Per.

Eylül 2, 2010

21:15 – TV8: El Crimen Ferpecto

Yanlış yazmışlar diye düşünmüştüm ismi görünce. Ferpecto değil, perfecto olacak diye yazacaktım hatta gördüğüm festival yönetimine. Ama mesele de oymuş zaten, yanlış giden mükemmel plan anlamında kelime oyunu.

Çok sevimli ve komik bir suç filmi bu, İspanyol diyarlardan.

Olay YKM benzeri bir department store’da (varsa Türkçesi, söyleyin, ama bizde fazla uygulaması yok ki ismi olsun) geçiyor. Rafael çapkın ve başarılı bir satıcıdır. Mağazanın en iyi satıcısı olup yükselmek için sinsi planlar yapar. Ama sinsi planlar yapan birisi daha vardır. (Bilmem, yeterince çekici bir gizem yarattım mı?)

105′, Espana, ’04. Fragman.

25 Ağustos Çar.

Ağustos 25, 2010

22:00 – cnbc-e: Infernal Affairs III

Herhalde ilk defa bir seri filmin ilkini tanıtıp 2.sini es geçtim. Ama kasti değildi, sadece unuttum. Şimdi 3. filmle beraberiz. Ve 2. filmde oynamayan adamımız Tony Leung is back. İlk filmin diğer başrolündeki ve Çin diyarlarında onun kadar efsane olan Andy Lau da geri dönmüş durumda.

2. film bir Baba çağrışımı yapıyordu serinin gelişimi bakımından. Yıllar öncesine dönüyordu çünkü. 3.nün nasıl gelişeceğini ben de merak ediyorum. Tony Leung 1.sinin sonunda ölüyordu çünkü. Baba benzerliği de orada bitecek sanırım, zaten 3. Baba pek baba (veya Baba) değildi. (1. filmin hem öncesi hem sonrasını anlatıyor diyor bir eleştiride).

Bu arada, Departed’da Jack Nicholson’ın oynadığı Sam karakteri müthiş bir karakter. Onu oynayan adam da Jack’e 10 basiyor.

118′, Kong Hong, ’03. Fragman.

{Bu arada, ilginçtir, aşağıdaki filmde, bir aşağıdaki Billy Elliot’ın başrolündeki oğlan da oynuyormuş -bakınız, Daniel Craig’in hemen sağı. 7-8 yılda hiç değişmemiş. Oysa filmde ne kadar değişmiş gösteriyorlardı balet olduğunda}.

11 Ağustos Çarşamba

Ağustos 9, 2010

22:00 – cnbc-e: Infernal Affairs

Departed çıktıktan sonra öğrenmiştik ki Scorsese abi artık kendi başyapıtlarını yapacağına zati yapılmış baba bir Hong Kong filmini ithal etmiş -ve bence bayağı da içine etmiş-.

Infernal Affairs Çin diyarında son derece başarılı olmuş, hem çok iyi gişe yapmış hem de Hong Kong ve Taiwan’da film ödüllerini toplamış, sonrasında da üçlemeye gitmiş.

2 başrolden birinde Wong-Kar Wai filmlerinden bayıldığımız Tony Leung var. Diğer başrol Andy Lau’nun kariyeri de ondan az değil (bu Hong Kong’ta ne çok film çekiyorlar anacım). En bilindiklerinden birisi House of Flying Daggers. İlginçtir, yönetmen Wai Keung Lau’nun kullandığı isimlerden birisi de Andrew, yani Andrew Lau, ve hatta o yüzden cnbc-e’nin sayfasında da yönetmenin filmin başrolünde olduğunu yazmışlar (ama alakası yok).

Departed vizyona girdikten sonra Washington’daki gözde sinema salonum bu üçlemeyi oynatmıştı da ben TR’ye döneceğimden kaçırmıştım. cnbc-e de bir üçleme olarak veriyor, 3 hafta Çarşambaları.

101′, Kong-Hong, ’02. Fragman.

1 Aralık S.

Aralık 1, 2009

22:00 – cnbc-e: Taste of Love (Confessions of a Sexist Pig)

imdb’de en tehlikeli durum: Az ve çok yüksek oy almış bir film. İki olasılık: Çok iyidir, oylar bunu gösterir; gayet vasattır, sadece baştan daha çok yapım ekibi, tanıdıklar filan oy vermiştir. Yine de birkaç ipucu: Daha çok kadınlar beğenmiş (chick movie derler buna) -e, zaten romantik Salı kuşağında oynuyor, Amerikalılar daha çok beğenmiş.

Bir pembe dizi ve oyuncuları arasında gelişen aşk hikayesi. Bir film içinde film durumu da olabilir. Filmin, cnbc-e’nin kullanmadığı ismi de hikayenin özünü veriyor sanki.

91′, Amerikan bağımsız, ’96. Fragmanı yok.


21:15 – TNT: Clockers

Filmografisini bildiğimi sandığım Spike Lee’nin duymadığım bir fimi. Klasik bir suç dünyası filmi. Eroin mafyası, onlara bulaşan gençler ve polisler. Harvey Keitel ve bu tür bağımsıza yakın duran filmlerin kaçınılmaz aktörlerinden (diğeri de Steve Buscemi) John Turturro var.

128′, Holivut, ’95. Fragman.

30 Kasım Pt.

Kasım 30, 2009

21:15 – TNT: The Sleepers

Biraz bayık bir film hatırlıyorum ben. Epik, neredeyse bir Once Upon a Time in America hikayesi, bolca duygusallık… Ama diğer yandan, etkileyici de.

4 çocuk, basitçe ıslahhaneye düşerler, bir şakaları büyüyüp bir adamı yaralayınca. Ama orada gördükleri muamele yüzüden 10 yılsa intikam almaya karar verirler. Çocuklar arasında Kevin Bacon (ki böyle ‘bir grup arkadaş’ filmlerinin değişmez aktörüdür kendisi) ve Brad Pitt var. Diğer rollerde de de Niro ve D. Hoffman. Böyle bir kadro Oscar törenlerinde toplanmaz yani. Ayrıca, pek Oscar törenlerinde filan da göremeyeceğiniz büyük Vittorio Gassman da bir yan rolde.

Ayrıca, Once Upon’da Jennifer Connely’nin oynadığına benzer bir rolde Minnie Driver oynuyor. Benzerlikten devam edersek diğer filmdeki James Woods Kevin Bacon (zaten Kevin Bacon sanki James Woods’u takip ediyor kariyerinde), de Niro da Brad Pitt. de Niro iki filmde de var yani -ki bu çok da şaşırtıcı değil.

Yönetmen, 80’lerde ve 90’larda hep duygusal filmlerle (The Natural, Good Morning Vietnam, Rain Man, Bugsy, Toys, Wag the Dog) adını duyurmuş olan ve filmlerinin çoğunda de Niro, Hoffman ve Robin Williams’ı yönetmiş olan Barry Levinson.

147′, Holivut, ’96. Fragman.

8 Ekim Perşembe

Ekim 8, 2009

22:00 – cnbc-e: The Talented Mr. Ripley

talented_mr_ripley_1

Patricia Highsmith, kara seri, Mr. Ripley karakteri, Anthony Minghella, Jude Law, Matt Damon, Gwyneth Paltrow, Cate Blanchett, Philip Seymour Hoffman. Yani çaktırmadan bir all-star cast. Yan rollerden birinde Coupling’den Jack Davenport da var (ondan olmazsa Jack Sparrow’un belalısı olarak bilirsiniz -Pirates’tan).

Abimle kötü çeken küçük bir televizyonda merakla izlemiştik 3 yıl kadar önce. Çok başarılı bir hikayenin başarılı bir uyarlaması. Ve tüm şirinliğiyle görkemli bir İtalyan sahil kasabası.

Filmin tam adını siz de duymamışsınızdır herhalde: The Mysterious Yearning Secretive Sad Lonely Troubled Confused Loving Musical Gifted Intelligent Beautiful Tender Sensitive Haunted Passionate Talented Mr. Ripley.

139′, Britiş, ’99. Fragman. Bir de filmde Tu Vuo’ Fa Americano’yu söyledikleri sahne (Jude Law ve Matt Damon’la beraber Fiorello).

talented-19_midi

talented tom-ripley-villians

5 Ekim Pt.

Ekim 5, 2009

21:15 – TNT: Eastern Promises

Bu rehber oluşturalı beri oynayan en önemli filmlerden biri. Bir Cronenberg filmi (hani, bir kanal da çıkıp Cronenberg retrospektifi yapsa keşke) ve üstelik en yenisi.

Yakın dönemde Cronenberg gibi ilginç, garip, farklı, hatta ucube projelere girişip hepsinden de elinin akıyla çıkan başka kim var (Lynch abisi). İkisi de kendilerine ait bir mantığın peşinden gidiyorlar, Lynch daha derin yerlere çıkan, Cronenberg daha fantastik, biraz daha popüler.

Cronenberg’in son dönemi, A History of Violence ve bu, sanırım birbirine benzemekle beraber önceki filmlerinden biraz ayrılıyor. Daha düz ve sert hikayeleri iyi bir şekilde anlatmak. Bazılarına göre o hikayelerin çıktığı, bağlandığı anlamlar var, bazılarına göre yok. Ama sonuçta ikisi de birer Cronenberg filmi özelliği taşıyor. En azından hiç çekinmeyen sertlikleriyle.

Naomi Watts, Viggo Mortensen, Vincent Cassel gibi son dönemin en sert oyuncularına sahip. Bir de bir dönem her iyi Avrupa filminden çıkan Armin Mueller-Stahl.
100′, İngiliz-Kanada-ABD-’07. Fragman.

eastern-promises

22:00 – cnbc-e: The Assassination of Richard Nixon

Cnbc-e bir süredir eskilerle idare ediyordu. Anladığım kadarıyla ntv grubu maliyet kısma döneminde. Neyse, Richard Nixon’a Suikast, türünün yakın tarihli iyi bir örneği (politikacıları öldürmeye pek meraklı holivut).

Yönetmeninin tek filmi ama Sean Penn, Naomi Watts (yine!) ve Don Cheadle gibi ustaları yönetmiş. ’74’te yalanlarını dinlemekten bıktığı başkanı öldürtmeye karar veren bir politikacı çevresinde dönüyor film.

95′, holivut, ’04. Fragman.