Archive for the ‘Uncategorized’ Category

20 Haziran Çar.

Haziran 20, 2012

22:00 – cnbc-e: After the Fox

Fox, isminden tahmin etmeniz gerek, bir hırsız. Ve bunu tahmin edemezsiniz, onu Peter Sellers oynuyor. Ayrıca Britt Ekland ki bu sırada 2 yıllık evlilermiş (ne uygunsuz bir çift, netekim 2 yıl sonra boşanmışlar). Yönetmen de tüm zamanların en usta isimlerinden Vittorio de Sica. Vittorio de Sica deyince Bisiklet Hırsızları, Dün-Bugün-Yarın,  İtalyan Usulü Evlilik/Boşanma… ama pek de komedi yönetmeni değil de Sica. Bunun da bir suç komedisi olmasına rağmen ve Peter Sellers’e rağmen vasatı çok aşmadığı belirtilmiş genelde. Ama yine de keşfetmeye değer bence. Daha iyi bir alternatifiniz varsa söyleyin.

103′, İngiliz-İtalyan, ’66. Fragman.

Reklamlar

12 Ağustos Perş.

Ağustos 11, 2010

20:00 – TNT: Billy Elliot

Daha önce yazdığımdan tekrar yerine oraya alayım sizi.

2 Mayıs Pz.

Mayıs 2, 2010

21:15 – TV8: August Rush

Müziğin sürükleyici olduğu, dramatik ve sıcak bir hikaye. Bir müzik dehası olan küçük çocuk yeteneğini kullanarak asıl anne-babasını arar. Masalsı elemenler de içeriyor anladığım kadarıyla film.

Match Point’in Jonathan Rhys Myers’ı, MI3’nin güzeli Keri Russell, ve Robin Williams oynuyor.

114′, Holivut, ’07. Fragman.

14 Mart Pz.

Mart 14, 2010

21:10 – TRT2: Karşılaşma

Hakkında çok az şey bildiğim bir film. Peki, niye buraya yazıyorum? Çünkü bir Ömer Kavur filmi. Ömer Kavur benim için bir dönemin, hatta Türk sinemasının pek de birşey üretmediği bir dönemin başlıca auteur yönetmenidir. Ve özel filmler çeken bir yönetmendir. Elini değdirdiği filme imzasını vurur. Her zaman harika olmaz belki o film ama belli bir tarzı hep vardır.

Uğur Polat, Lale Mansur, Çetin Tekindor, İsmail Hacıoğlu’yla beraber Ömer Kavur’un ve senaryoyu beraber yazdığı Macit Koper’in gözde aktörü Aytaç Arman oynuyor.

127′, TR, ’02. Fragman trt’nin sitesinde var sadece, ama açılmayabilir.

12 Mart C.

Mart 12, 2010

23:30 – TRT2: Arıcı

Angelopoulos’tan yeme de yanında yat tarzında bir film. Pek leziz. Angelopoulos’un sevdiği temalar, tam ona uygun bir işle meşgul bir adam ve o da Mastroanni. Tempo tabi ki düşük, o yüzden biraz slow-food tadında, tüm günün ertesinde eğer temponuzu ve metabolizmanızı yavaşlatmaya hazırsanız deneyin. O zaman karşılığını da alırsınız, çünkü yavaş eşit değildir sıkıcı. Yok, kesinlikle değil.

122′ (Yunan versiyonu 140′ ama herhalde bizde kısası oynar), Yun. dedik sanırım, ’86. Bir klip.

5 Mart Cuma

Mart 5, 2010

Ön Gösterim

22:00 – cnbc-e: Jonathan Creek

Türk televizyonlarının Jonathan Creek’e ihtiyacı var.

4 Mart Per.

Mart 4, 2010

18:00 – TNT: Düttürü Dünya

Üniversitede bir Türk filmleri festivali yapmıştık, yakın dönemden. O zamanlar çok aşağılanırdı Türk filmleri, ama az da olsa iyi filmler de çekiliyordu. Gösterdiğimiz 10 filmden 9’undan küçük salonumuz hınca hınç dolmuştu. İnsanlar yerlerde yatarak seyrediyordu (müthişti!). Ama tek bir filmde koca salon boş kalmıştı. Düttürü Dünya konusunda bize güvenmeyip bir Şaban filmi olmasına bakmışlardı. Oysa bence hoş bir film bu. Belki öyle bir 10’a giremez (zaten biz de birkaç filmi bulamadığımızdan onu seçmiştik) ama yine de hoş. Yönetmen Zeki Ökten zaten ve onun tarzı hakim (aynı Pehlivan ve Faize Hücum gibi).

89′, halis Törkiş, ’88.

3 Mart Çarşamba

Mart 3, 2010

22:00 – cnbc-e: Meleğin Düşüşü

Descent of the Angel veya The Angel is Going Down değil, ben öyle birşey sanmıştım, biraz Meleklerin Düş Yaşamı’ndan hareketle, bir Türk filmi (yapımcı şirket Yunan). Daha doğrusu bir Semih Kaplanoğlu filmi. Artık böyle bir jön-Türkler nesli gerçeği ortaya çıktı. NBC, R. Erdem, Y. Ustaoğlu ve Kaplanoğlu. Bunu da ilk Rıfat Şungar’dan -Üç Maymun’daki- duydum (bu dört yönetmeninden filmlerinde oynamak isterim, diye).

Meleğin Düşüşü, Kaplanoğlu’nun henüz üçlemediği dönemin filmi. Zaten Herkes Evinde’den sonra 2. filmi (filmografisi Şehnaz Tango’yla başlamış). Yine Tülin Özen var (zaten o Kaplanoğlu’nun çoğu filminde var). [Bu arada, o kız ne zaman böyle şişti? İlla şişmanlamak değil de yüzü şişti. Çok güzeldi oysa ki Beyaz Gelincik’te. Böyle bile güzel gerçi.]

Hikayeden ve isimden Meleklerin Düş Yaşamı gibi bir son olası geliyor bana. O yüzden: zayıf yüreklilere göre olmayabilir.

90′ (nasıl oluyor da TR’de 90′, Yunanistan’da 98′ oluyor? bizde gösterirken kısaltıyorlar mı?), Ege yapımı diyelim-TR&GR, ’04. Fragman.

28 Şubat Pz.

Şubat 28, 2010

22:00 – cnbc-e: Star Wars (VI) -Return of The Jedi

It’s the real thing. Even better than the real thing. Cnbc-e Presley’nin sesinden love me tender’ı kullanıyor tanıtımlarda. Han Solo ve Prenses aşkı. Ben açıkçası Luke’a yakıştırmıştım Prenses’i. Luke’u kendime benzettiğimden sanırım (her çocuğun özdeşleşeceği bir tip). Ama onlar da kardeş çıktı aksi gibi.

Bu filme sinemada gittiğimi çok net hatırlıyorum. Süperdi tabi ki. Zaten bu seri (ilk çekilen üçlü) ikinci üçlüden o kadar üstün ki. Harrison Ford’un berbat düzeyindeki oyunculuğu bile o orijinalliğin bir parçası.

134′, Holivut, ’83.

Yalnız, aynı saatte hokey finali var -aksi gibim. Buz -ve kar- üstü günlük program da şöyle:
19:30 – Erkekler Kayaklı Koşu 50 km.
22:15 – Erkekler Hokey Final ABD-Kanada
03:00 – Kapanış

27 Şubat Cmt.

Şubat 27, 2010

21:15 – TNT: Wings of The Dove

Benim için bir referans fimi. “Wings of The Dove’daki gibi”, “mesela Wings of The Dove’daki çiftin yaptıkları”, “Wings of The Dove’daki Venedik”. Harika kurulmuş bir öykü (Henry James) ve öykünün havasını çok iyi yansıtan bir film (gereksiz bir edebiyattan beyazperdeye listesine girer). Çok da oynamıştır Türk televizyonlarında. TV’de film seyreden biri en az 5 kere izleme şansı bulmuştur (o bakımdan burada haber vermek de anlamsız aslında).

Bir başyapıt olmasa da insanlar ve aşk hakkında iyi şeyler söylüyor film. Kült figür Bonham-Carter dışında teyzesi rolünde Charlotte Rampling de var. Başrollerden biri de Venedik’e ait bu arada (filmin son çeyreğine kadar rolü yok bu aktörün).
102′, Amerikan-İngiliz, ’97. Fragman.

21:30 – Fox: Zodiac

Bir David Fincher filmi demek o film hakkında bayağı bir şey anlatıyor. Gerilimi, seyredilebilirliği yüksek olacak, gizemini koruyacak, içinde bol suç barındıracak, sonunda sağlam bir ‘twist’ olasılığı çok, yıldızı parlamakta olan Holivut isimlerini göreceğiz. Aynen de öyle. Robert Downey Jr., Jake Gyllenhaal, Mark Ruffalo, Cloe Sevigny oynuyor. Bir seri katil filmi, türün değişik örneklerinden.

Bir Olimpiyat (ve K.Y.) akşamı olmasa ben de zevkle izlerdim.

157′, Holivut, ’07. Fragman.


Ayrıca, beyaz zemin üzerinde:
19:00 Erkekler Körling 3.lük maçı İsveç-İsviçre
20:00 Erkekler Slalom
21:45 Kadınlar 30 km. Cross-Country
22:15 Erkekler Snowboard Paralel final
22:51 Erkekler Hız Pateni takım yarışması final
23:13 Kadınlar Hız Pateni takım yarışması final
01:00 Erkekler Körling final Kanada-Norveç
02:00 Erkekler Hokey 3.lük maçı Finlandiya-Slovakya